ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada’yı 51. eyalet yapma hayali, hem Kanadalılar hem de uluslararası gözlemciler tarafından merakla takip ediliyor. Peki, Trump’ın bu fikri nereden çıktı? İşte bu sorunun cevabı, birçok teori ve spekülasyonu beraberinde getiriyor.
Trump’ın Kanada’ya Olan İlginin Kökeni
Trump’ın Kanada’yı 51. eyalet yapma fikri, ilk kez 2016 yılında Toronto’daki Trump International Hotel and Tower projesinin başarısızlığıyla ilişkilendirildi. Avukat Mitchell Wine, bu projede yatırımcıları temsil etmiş ve Trump’a karşı açılan davada yer almıştı. Wine, “Birkaç arkadaşım bana yazıp, ‘Her şey senin yüzünden,’ dedi,” diyerek gülümsedi. Ancak Wine, Trump’ın Kanada takıntısının bu olayla ilgili olduğunu düşünmüyor.
Beyaz Saray’dan bir yetkili, Trump’ın bu fikrinin kendiliğinden ortaya çıktığını ve Kanada’nın ilhakının hem Amerikalılar hem de Kanadalılar için faydalı olacağına inandığını söyledi. Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly, “Başkan Trump’ın da dediği gibi, Kanadalılar daha düşük vergiler ve güvenli sınırlarla Amerika’nın değerli 51. eyaleti olarak fayda sağlayacak,” ifadelerini kullandı.
Kanadalıların Tepkisi: “Hakaret ve Tehdit”
Kanadalılar, Trump’ın bu söylemlerini hem hakaret hem de ulusal güvenlik tehdidi olarak görüyor. Kanada’nın eski başbakanı Brian Mulroney’nin başdanışmanı David McLaughlin, “Bunu göreve başlamadan önce söylemesi başka, başkanlık koltuğundan söylemesi başka. Kendimize soruyoruz: Neden bunu sürekli tekrarlıyor? Bunun gerçekleşmesini istiyor olmalı,” dedi.
Teoriler ve Spekülasyonlar
Trump’ın bu fikrinin kaynağına dair birçok teori ortaya atıldı:
- Toronto ve Vancouver’daki Trump Otellerinin Başarısızlığı: Bazıları, bu başarısızlıkların Trump’ta intikam duygusu yarattığını iddia ediyor. Ancak Beyaz Saray yetkilileri bu iddiayı “saçma” olarak nitelendirdi.
- Justin Trudeau ile Olan Gergin İlişki: Trump’ın eski Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile olan tartışmalı ilişkisinin bu fikri tetiklediği düşünülüyor.
- Sağ Kanat Etkileşimler: Trump’ın sağ kanat danışmanları veya Mar-a-Lago’daki bir sohbetin bu fikri ortaya çıkardığı iddia ediliyor.
Ontario Başbakanı Doug Ford, “Neden bunu yaptığı konusunda şaşkınız,” diyerek Kanadalıların kafa karışıklığını dile getirdi.
Trump’ın Savunması: “Harika Bir Ülke Olurduk”
Trump, Kanada’nın ABD’ye katılması durumunda Kanadalıların daha düşük vergiler ödeyeceğini, sınır güvenliğinin artacağını ve askeri savunmanın güçleneceğini savunuyor. 13 Mart’ta Oval Ofis’te yaptığı açıklamada, “Kanada sadece bir eyalet olarak işe yarar. Harika bir eyalet olurdu – bu inanılmaz bir ülke olurdu,” dedi.
Kanada’da Yükselen Milliyetçilik
Trump’ın bu söylemleri, Kanada’da benzeri görülmemiş bir milliyetçilik dalgasını tetikledi. Kanadalılar, ABD yapımı ürünlerden kaçınmak için marketlerde etiketleri dikkatlice okuyor ve ülke genelinde daha fazla akçaağaç yapraklı bayrak görülüyor. Mississauga Belediye Başkanı Carolyn Parrish, “birçok kişinin talebi üzerine” şehirdeki ABD bayraklarını kaldırma kararı aldı.
Sonuç
Trump’ın Kanada’yı 51. eyalet yapma hayali, hem ciddi bir siyasi tartışma hem de Kanadalıların ulusal kimliklerini güçlendiren bir unsur haline geldi. Bu söylemler, iki ülke arasındaki ticaret savaşının yanı sıra, diplomatik ilişkileri de derinden etkiliyor.
Kanadalılar, Trump’ın bu fikrini bir şaka ya da pazarlık taktiği olarak görmekten vazgeçti. Artık bu söylemler, Kanada’nın egemenliğine yönelik ciddi bir tehdit olarak algılanıyor. Trump’ın bu tutumu, Kanada’da hem siyasi hem de toplumsal bir direniş ruhunu ateşledi.